AION - Tıkla oyna


Kullanıcı Adı:
şifre:
şifreyi Anımsa
şifrenizi mi unuttunuz?     ÜYE OL

 Tüm Forumlar
 Genel Konular
 Serbest Bölüm
 En güzel fıkralar!

Not: Bir yanıt gönderebilmek için kayıtlı olmalısınız.
Kayıt olmak için, burayı tıklayın!

Ekran boyutu:
Kullanıcı Adı:
şifre:
Biçem Modu:
Biçem: KoyuıtalikAltı ÇiziliÜstü Çizili Sola YaslaOrtalaSağa Yasla Yatay Çızgi Bağlantı EkleE-Posta EkleResim Ekle Kod EkleAlıntı EkleListe Ekle
   
Mesaj:

HTML KAPALI
Forum Kodu AÇIK
Smiley'ler (Yüz ifadeleri)
Gülümseme [:)] Büyük Gülümseme [:D] Karizmatik [8D] Utanmış [:I]
Dil [:P] Kötü [):] Göz Kırpma [;)] Palyaço [:o)]
Korsan [B)] 8 Nolu Top [8] Üzüntülü [:(] Utangaç [8)]
şaşırmış [:0] Kızgın [:(!] Ölmüş [xx(] Uykulu [|)]
Öpücük [:X] Onaylayan [^] Onaylamayan [V] Soru [?]

  İmzanızın eklenmesi için seçiniz.
Bu konuya abone ol.
    

K O N U      ı N C E L E M E
ShiLMyrO İletim - 12/06/2006 : 22:54:15
Tayyib ile Bush ilk buluşmalarında birbirlerine hava atarlar.
Bush Tayyib’e:
—Bizde öyle bir teknoloji var ki, ölüyü "diriltiriz" der.

Tayyib altta kalmaz ve o da;
—Bizdeki teknoloji çok farklı,
Partimizin bütün elemanları 100 metreyi, 3 saniyede koşmayı beceriyor" der.

Türkiye' ye döndüğünde Tayyib’i Bir düşünce alır. Danışmanlarını

Çağırır ve attığı palavrayı anlatır;
-"Haftaya Bush geliyor, yalanımız ortaya çıkarsa ne yaparız?" diye sorar.

Danışmanlardan biri hemen cevap verir:
-"Onlara ölüyü nasıl dirilttiğini sordunuz mu?"
-"Hayır sormadık."

-"O halde hiç korkmayın Başbakanım, alin Bush'u Anıtkabir’e lale*ürün.
Atatürk'ü diriltmesini isteyin. Diriltemezse o rezil olur. Yok, eğer
diriltirse, siz zaten 100 metreyi 3 saniyede koşarsınız!
---------------------------------------------------------------------
Adam evine telefon acar, telefonu yabancı bir bayan acar.Adam
karşıdaki sesi duyunca şaşırır, bayana sorar:

- "Sen kimsin?" Kız cevaplar:
- "Evin hizmetçisiyim."
- "Iyi de bizim hizmetçimiz yok ki!"
- "Evin hanımı beni bu sabah işe aldi."
- "Ya. Öyle mi? Ben de evin beyiyim. Hanımı cağırır mısın?"
- "Hanımınız şu an yatak odasında kocası sandığım bir adamla beraber."
Adam şaşırır, sinirlenerek,
- "Elli bin dolar kazanmak istermisin?" Kiz,
- "Tabii ki isterim.Kim istemez..."
- "O zaman çekmeçedeki silahı al, yukarı çıkıp o cadi ile o sümsük
herifi vur!"
Once ayak sesleri duyulur, sonra iki el silah sesi. Hizmetçi telefona
geri gelir:
- "Öldürdüm efendim, cesetleri ne yapayım?" Adam,
- "Cesetleri havuza at." Kadın duraklar:
- "Ama burada havuz yok ki?" Adam bir süre düşünür ve cevap verir:
- "Orasi 112 43 44 değil mi?
- "Hayir!!!!!
- "Pardon! Yanlış numarayı aramışım!!!!!
--------------------------------------------------------------------------------
ÖSS sınavı yaklaştı,ama iş sınavı kazanmakla bitmiyor.Sınavı kazandınız ama hangi bölüme gireceksiniz?YÖK hergün bir üniversiteye yeni bölümler açıyor,yetişmek mümkün değil!!! İşte size bu senenin en hit üniversiteleri ve bölümleri!!Buyrun!!

*Selçuk üniversiyesinin kamyon şöförlüğü yüksek okulu!

*Sütçü imam üniversitesi sivrisinekleri şaplakla öldürme eğitim fakültesi!

*ODTÜ ölü yıkama bilimleri fakültesi!

*Ege üniversitesi okeye dördüncü araştırma ve uygulama yüksek okulu!

*İstanbul üniversitesi simit susamlarını tek parmakla toplayıp yeme yüksek okulu!

*Ankara üniversitesi sivilce sıkma yüksek okulu!

*Siyasal bilimler Fakültesi oy sahtekarlığını önleme yüksek okulu!

*Çukurova üniversitesi pamuk bilimleri fakültesi(göbek çukuru pamuğu!!)

*KATÜ gaz uçarda laz uçamaz mı havacılık ve araştırma yüksek okulu!!(en çok buna güldüm!!)

*Çanakkale dardanel üniversitesi içmeden sarhoş olma bilimleri araştırma fakültesi!

*19 mayıs üniversitesi kulak kaşınması sonucunda yağmur yağması ilişkileri fakültesi!

*Van 100.yıl üniversitesi ön sevişme teknikleri yüksek okulu!

*Erzurum Atatürk üniversitesi siğillerle mücadele yüksek okulu!

*Ankara dil tarih coğrafya fakültesi dilinizi eşek arısı soksun bölümü!

*Sabancı üniversitesi sokak posterlerine bıyık yapma fakültesi!

*Trakya üniversitesi susak ağızlılar davranış bilimleri yüksek okulu!

*Zonguldak kara elmas üniversitesi mangal tutuşturma teknikleri yüksek okulu!

*Sakarya üniversitesi "biz şimdi mezun olduk ee sonra?" yüksek okulu!

*Manisa celal bayar üniversitesi vücut dili ve edebiyatı bölümü!

*Yozgat "burayada üniversite yapsak iyi olur be abi"yüksek okulu!

*Orta anadolu üniversitesi gıda bilimleri yüksek okulu t.ş..k kebabı fakültesi!!

*Marmara üniversitesi sosyal bilimler fakültesi "bak şu Allah'ın işine" yüksek okulu!

*Yukarı pencap eyaleti üniversitesi "emrah ana" bilim dalı!

*Muğla su ürünleri yüksek okulu "denizden babam çıksa yerim" fakültesi!!

Not:Alıntıdır!
5   S O N      Y A N I T L A R    (En Son İleti ılk Sırada)
baby_face İletim - 09/08/2006 : 20:03:21
54
Temel'e sormuşlar: “Temel, birinin kafasını karıştırmak için ne dersin?”

Temel "54" demiş. Soran kişi merak etmiş: “Ya niye 54 dedin durduk yere?”

Temel açıklamış: “Bak gördün mü kafan nasıl karıştı.”
.................................
-kadın zekası
Günün birinde üç adam yürürken karşılarına büyük ve vahşi bir nehir çıktı.. Nehrin karşı kıyısına mutlaka geçmeleri gerekiyordu.
Birinci adam, dizlerinin üzerine çöktü ve tanrıya dua etti:
"Tanrım, lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem için bana güç ver!"
Tanrı ona uzun kollar ve güçlü bacaklar verdi. Böylece nehrin karşı kıyısına geçebildi.
Ancak bunun için 2 saat boyunca dalgalarla boguştu ve neredeyse 3-4 kez bogulma tehlikesi geçirdi. Ama başarmıştı.
Bunu gören ikinci adam da Tanrı'ya dua etti:
"Tanrım lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem için bana güç ve gerekli aracı ver!"
Tanrı ona bir tekne verdi ve o da nehrin karşı kıyısına geçmeyi başardı, ancak birkaç kez alabora olma tehlikesiyle karşılaştı..
Tüm bu olanları izleyen üçüncü adam, dizlerinin üzerine çöktü ve Tanrı'ya yalvardı :
"Tanrım, lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem için bana güç , araç ve zeka ver!"
Bunun üzerine Tanrı adamı bir kadına dönüştürdü.. Kadın haritaya baktı.. Nehrin biraz yukarısa dogru yürüdü ve köprüden karşıya geçti..
.........................
-ümmeti muhammed
Üniversitede okuyan bir ögrenci yil sonu sinavlarina girmis ve arkadasina:
Ben memleketime gidiyorum, sinavlar belli olduktan sonra bana sonuçlari
bildir, ancak telefona ben çikarsam bana söylersin.
Telefona annem çikarsa zayifim olmaz da eger bir tane olursa Ebubekir'in selâmi var, dersin.
Iki zayif imkansiz da eger olursa Ebubekir'in Ömer'in selâmi var, dersin.
Üç zayif hiç olmaz da eger olursa Ebubekir'in, Ömer'in, Osman'in selâmi var dersin.
Dört zayif imkansiz da eger olursa, Ebubekir'in, Ömer'in, Osman'in, Ali'nin selâmi var dersin, seklinde konusup memleketine gelir.
Bir zaman sonra sinavlar belli olur, arkadasi sinav sonuçlarini bildirmek için telefona sarilir, telefona ögrencinin annesi çikar.

-"Teyze, oglunuza söyle Ümmet-i Muhammed'in selâmi var"
..............................
-2.vites
Son model bir Ferrari otobanda süratli bir şekilde ilerlerken birden yanında daha hızlı bir şekilde bir Anadol geçer. Sürücü şaşkın bir şekilde onu izler ve çok kısa bir süre içinde Anadol gözden kaybolur. Bir süre gittikten sonra yol kenarında Anandol şöförünün aracın altında bir şeylerle uğraştığını görür. İçinden "O araçla o kadar hızlı gidersen böyle yolda kalırsın" diye düşünürken yola devam eder. Bir kaç dakika sonra aynı anadol tekrar çok hızlı bir şekilde tekrar ferrariyi sollar ve geçer. Ferrari söförü yine şaşkın bir vaziyette bakakalır. Fakat bir süre sonra tekrar Anadol yol kenarındadır ve sürücüsü aracın altında uğraşmaktadır. Ferrari sürücüsü aynı düşünceler içinde hiç durmadan yoluna devam eder. Aynı olay 4 - 5 defa tekrarlanır. En sonunda Ferrari sürücüsü dayanamaz ve Anadol'un altında duran adamın yanına gelir ve:
- Kolay gelsin. der.
Anadol sürücüsü teşekkür ettikten sonra Ferrari sürücüsü dayanamaz ve sorar:
-Madem sürekli arıza yapıyor neden hızlı gitmeye çalışıyorsun. Bu arabanın bir limiti var. Sen de o limite uyarsan hiç bir sorun çıkmaz.
Anadolun sürücüsü başını arabanın altında çıkarır ve diğerine bakar ve aynen söyle söyler:
- Yok be kardeş. Arabanın problemi hızlı gitmem falan değil başka. Sabahtan beri uğraşıyorum. Bir yerde problem var onu araştırıyorum. Nedense bu mereti bir türlü 2. Vitese geçiremedim...
.............................
-şoför ile rahip
Dolmuş şöförüyle rahip cennete gitmişler.Cennetin kapısında melek rahib'e "Dünyadaki hayatın boyunca neler yaptın." demiş.Rahip"Ben hayatımı insanlara adadım,onları sevdim ve yardım ettim.Hiçbir zararım dokunmadı"diye cevaplamış.Melek rahibe cennetin gümüş anahtarını vermiş.Melek aynı soruyu dolmuş şöförüne sormuş.Şöför"Ben hayatım boyunca küfür de ettim,her türlü pis işe de bulaştım.Bir de ben çok sert araba kullanırım,kuralları fazla kafaya takmam""demiş.Melek şöföre cennetin altın anahtarını vermiş.Buna çok bozulan rahip"Ben hayatımı insanlara adadığım halde niye ona altın bana gümüş anahtar veriyorsun."demiş.Bunun üzerine melek"Çünkü sen ayin yapıyorken millet uyuyordu,ancak o dolmuş kullanırken herkes dua ediyordu."demiş.
......................
-cesaret
Öğretmen öğrencilerine “Cesaret nedir?” diye sorar ve ekler:
“Bu konuda herkes fikrini söylesin.”
Öğrencilerden biri parmak kaldırır. Öğretmen öğrencisinden soruyu yanıtlamasını ister. Çocuk kendinden emin biçimde şu yanıtı verir:
“Bir şeyi bilmediği halde, biliyormuş gibi yapıp, parmak kaldırmaya denir öğretmenim.”
:D:D:D:D
fikraci_umut İletim - 08/08/2006 : 23:56:20
çııÖÖçşBush`un Pulu
Başkan Bush'un yeni talimatı:
- Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak.
Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.
Başkan Bush küplere binmiş ve yetkilileri çağırıp sormuş;
- Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi?
- Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş;
- Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun arka yüzüne değil de ön yüzüne tükürmesi efendim..."

...................................................................
ALBAY TUTUKLANACAK
Albay, binbaşıya: -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün. Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır. Yüzbaşı, teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. Teğmen, başçavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir. Basçavuş, askere: -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun. Askerler kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış
..................................................................
CENNET VE CEHENNEMİN FUTBOL MAÇI
Bir devrin tüm as ve klas futbolcuları cennette buluşmuş. Cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. Şeytanı çağırtmış: -"Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne dersin?" -"Boşuna oynamayalım, biz kazanırız", demiş şeytan. -"Olur mu en iyi futbolcular bizde, ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde..." Şeytan şeytanca gülümsemiş: -"Ama bütün hakemler de bizde..."
.................................................................
ALYANSLI OLAN
Öğretmen öğrencilere soru soruyor: - "Ağaçta 7 kuş var. Avcı ateş ediyor, 3 tanesini vuruyor. Ağaçta kaç kuş kaldı?" Biri cevap veriyor: - "4 kuş kalır." Başka bir çocuk da hemen atılır: - "Hayır öğretmenim ateş edince bütün kuşlar uçar, ağaçta hiç kuş kalmaz..." Öğretmen bunun üzerine: - "Cevap yanlış ama stilini sevdim", der. Çocuk buna karşılık verir: - "Öğretmenim, ben de bir soru sormak istiyorum... Karşıdan 3 bayan geliyor, ellerinde dondurma var. Biri yalayarak yiyor, biri emerek, biri de ısırarak... Bu bayanlardan hangisi evlidir?" Öğretmen düşünüyor, düşünüyor... - "Emerek yiyen evlidir", diyor... Çocuk cevap veriyor: - "Hayır öğretmenim, parmağında alyansı olan... Ama ben de sizin stilinizi sevdim.."
..............................................................
Medeniyet
Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış. Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış. "Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da "Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş. "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki." Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. açmışlar bakmışlar 8 tane don. "7'yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş. "Vay be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!" demiş görevliler. Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don. "Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş "Ocak, Şubat, Mart,......"
....................................................................
Şenol Güneş
Bir gün Şenol Güneş Brezilya milli takımı antrenörü Scolari ile karşılaşmış.
- Hocam sen bu takımı nasıl seçtin de şampiyon oldunuz? demiş.
- Çok kolay zekalarına göre seçiyorum. Bak mesela sana bir örnek vereyim demiş ve Ronaldo'yu çağırmış.
- Ronaldo'ya oğlum söyle bakayım senin annenin ve babanın çocuğu olan ama senin kardeşin olmayan kimdir?
Ronaldo biraz düşünmüş, "tabiiki ben oluyorum" demiş. Şenol Güneş bundan çok etkilenmiş. Türkiye'ye döner dönmez İlhan Mansız'ı çağırmış.
- İlhan sana bir soru soracağım eğer bilirsen bu hafta seni takıma alırım, bil bakalım annenin ve babanın çocuğu olan ama kardeşin olmayan kimdir?
İlhan biraz düşünmüş işin içinden çıkamamış, biraz zaman istemiş ve hemen koşmuş Hakan'ı bulmuş.
- Hakan, annenin ve babanın çocuğu olan ama kardeşin olmayan kimdir?
Hakan cevap vermiş: Benim tabii ki, İlhan sevinçle Şenol Güneş'in yanına dönmüş:
- Sorunun cevabını buldum hocam: Hakan'mış.
Şenol Güneş köpürmüş:
- Vay salak herif, Hakan olur mu hiç, doğru cevap Ronaldo idi!..
.................................................................
Sayılar Yalan Söylemez Mi?
Öğretmen matematik dersinde öğrencilerine sordu:
- Çocuklar sayılar asla yalan söylemez. Örneğin bir adam bir tarlayı on günde sürerse, on adam bir günde sürebilir.
Buna benzer bir örnekte siz verin bakalım!
Öğrencilerden birisi gülerek cevap verdi.
- Örneğin bir vapur Atlantik Okyanusunu altı günde geçerse, yüz kırk dört vapur bir saatte geçer...
..................................................................

batuhanus İletim - 31/07/2006 : 16:05:25
ZUHAHHAHA bende yazardım bi iki tane ama sizinkiler yanında hafızamda daha ii bi fıkra yoq
sith_lord İletim - 31/07/2006 : 15:04:58
ISIK

Köy ebesi dogum yaptiriyordu. Dogum yapan kadinin kocasi, elinde lamba ile
ebeye yardimci oluyordu.
Bir bebek dogdu. Ikinci bebek... Derken üçüncü...
Koca atildi :
- Ebe hanim, dedi, isigi söndürsek mi? Isigi gören geliyor da!...
_____________________________________________________________________

- Büdü

Temelin oglu olmus ve isim koymasi için imamin yanina gitmis :
- Hocam su pizum oglana bi isim koyarmisun?
- Temel simdi çok isim var sen git kuran dan bi isim bul koy...
Neyse Temel gidip bi isim bulmus ve koymus. Temel ertesi gün yolda yürürken
Hocaya rastlar Hoca sorar :
- Ne isim koydun ogluna?
- Büdü koydum hocam...
- Kuran da Büdü diye bir isim var mi?
- Hocam iyyakenabüdü varya...
___________________________________________________

- Dirseginle

Dursun ev almis. Temel i aramis olayi anlatmis. Temel, adresi istemis. Dursun
baslamis anlatmaya :
- Otobüsten in, kaya sokagi bul. Ondan sonracigima 5/8 numarali daireyi bul,
sonra dirseginle zile bas!
Temel sasirmis :
- Ula Dursun, herseyi anladim da niye zile dirsegimle basiyom?
- Ee... Elin dolu olcak herhalde o yüzden tabii!..

___________________________________________________

- Yunus Temel

Birgün Temel in eceli gelip ölmüs. Onu öbür dünyada hemen meleklerin karsisina
çikarmislar. Bir hata oldugunu söylemisler ve durumu Temel e açiklamislar :
- Seni eski hayatina kavusturacaz ama insan yerine hayvan olarak dünyaya
gideceksin... Söyle bakalim hangi hayvan olarak dünya dönmek istersin?
Temel :
- Bir yunus olarak dünyaya dönmek istiyorum, demis. Iki dakika sonra yine öbür
dünyaya gelmis, melekler sormus :
- Niye geldin, diye. Temel :
- Yüzme bilmedigimi unutmusum da...

___________________________________________

- Portakal

Gözü, bankta oturmus portakal soyan adama takildi. Soyuyor, tuzluyor,
yanindaki çöp kutusuna atiyor... Bir süre izledikten sonra yanina gidip sordu:
- Affedersiniz, güzelim portakallari tuzlayip çöpe atmaniz garibime gitti de...
- Efendum,penum tuzlu portakalla aram pek eyu deguldur da...
_____________________________________________________________________

- Süper Zeka

Arkadaslari ile kahvede vakit geçiren Temel, haftasonunda saatlerin geri
alinacagini duymus ve hemen saatini satin aldigi yere götürüp geri vermis...
spıder_ozii İletim - 17/06/2006 : 21:59:32
Temel ve Dursun trenle yolculuk yaparken,bir sığır çiftliğinin önünden hizla geçiyormus.Temel tahmin etmis
-Dursun burada tam 397 sığır var..
-Ula Temel,nasıl saydın?Vizz diye geçtik daa..
-Kolaydır..Ayaklarını sayıp dörde bölüyorum.

valla ben anlamadım pek

ŞANS
Bir filozofa sormuşlar :

"şansa inanır mısınız?" Filozof :
"Evet, yoksa sevmedığim insanların başarısını neyle açıklardım".
komik

GÖZLERIM KIZARDI MI
Aslan ile kurt arkadas olmuslar... Açliktan kivrandiklari bir gün, ovada otlayan bir at görmüsler. Tepenin üstünde ati seyreden aslan, kurda dönüp sira ile sormus:
- Gözlerim kizardi mi?
- Evet, demis kurt.
- Kuyrugum dikildi mi?
- Evet...
- Tüylerim diken diken oldu mu?..
Kurt, yine; "Evet" deyince aslan yildirim gibi ata saldirmis ve yere devirmis... Iki arkadas, kendilerine güzel bir ziyafet çekmis.

Bir zaman sonra ayni kurt tilkiyle dolasmaya çikmis. Karinlari iyice acikmis. Tam o sirada ovada otlayan bir at görmüsler ve kurdun aklina önceki olay gelip, tilkiye sormus:
- Gözlerim kizardi mi?..
- Yooo, demis tilki.
- Kuyrugum dikildi mi?
- Hayir!
- Peki tüylerim diken diken oldu mu?..
- Olmadi, diyerek gördügü gerçegi söylemis tilki... Ama duyduklarina bozulmus olan kurt;
- Evet, desene!.. diye kükremis.
Tilki bakmis ki pabuç pahali... Çaresiz;
- Evet... Evet, evet, demis.
Marifetin, tilkiden duyacagi "evet"lerde oldugunu sanan kurt bir hisimla atin üzerine saldirmis... Saldirmis saldirmasina da, ömrünün en****i ve en güçlü çiftesini yemis!..
Tilki, cansiz bir halde ve pestil gibi önüne yigilmis olan kurdun basinda ona uzun uzun bakmis ve demis ki:
-Hah iste. Simdi gözlerin kizardi, kuyrugun dikildi ve tüylerin diken diken oldu!..




0.11 Snitz Forums 2000