|
|
Not: Bir yanıt gönderebilmek için kayıtlı olmalısınız. Kayıt olmak için, burayı tıklayın!
|
| K O N U ı N C E L E M E |
| wolverine |
İletim - 02/01/2006 : 15:54:22 bir yerde okumuştum çok hoşuma gitti ayrıca sizinde bildiğiniz varsa yazabilirsiniz:
ODTÜ Felsefe öğrencilerini en çok zorlayan hocalardan biri yıllık olan dersinin final sınavında sınıfa gelmiş ve sınav sorusu olarak tahtaya, "Why?" (Neden?) yazmış. Öğrenciler ilk önce ne yazacaklarını şaşırmışlar, sonra herkes birşeyler yazmaya başlamış. Yalnız bir öğrenci, sınavın ilk dakikasında kağıdını teslim etmiş. Öğrencinin cevabı da soru gibi kısaymış: "Why not?" (Neden olmasın ki?) Bu öğrenci sınavdan "100" almış. ***** Aynı hoca başka bir sınavda "risk nedir?" diye soruyor. Yine bir öğrenci sınavın ilk 10 saniyesinde teslim ediyor kağıdını. Kağıdın üst kısmında sadece isim-soyadı yazıyor, gerisi ise bomboş beyaz yaprak. En altta ise "İşte risk budur" diye yazıyor. Ve sonuçta da sınıftaki en yüksek notu alıyor. ***** Hocanın bir sonraki sınavında yine "Risk nedir?" sorusuyla karşılaşan öğrencimiz tekrar boş kağıt verince bu sefer 0 alıyor. Tabii koşa koşa hocaya gidip sebebini soruyor. İşte cevap: "Aynı şartlar altında, aynı riski iki kere almak aptallıktır!" ***** Hocamız bir başka sınavda derse giriyor ve tek soru soruyor: "Atatürk ne yaptı?". Bütün öğrenciler harıl harıl yazmaya başlıyor, kağıtları dolduruyorlar. Sınav sonucunda herkes ortalama notlar alıyor. Bir öğrenci ise 100 alıyor. Bu öğrencinin cevap kağıdında şu yazıyor: "Ne yapmadı ki!" ***** Bu tür öğrenciler ve değerlendirmeler Hukuk Fakültelerinde yok mu?
Elbette var. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Hocanın biri sınavda, o günlerde devam etmekte olan bir davanın detaylarını vermiş ve sonucun ne olacağını sormuş. Tabii, bütün öğrenciler ha babam, de babam, sayfalarca yazmaya başlamışlar. Ama bir öğrenci kağıdını sınavın ilk dakikasında vermiş. Ve buna rağmen 100 almış. Öğrencinin yanıtı tek cümleymiş: "Devam eden dava hakkında yorum yapılamaz." ***** Bir efsane de tıpçılardan: Olay bir tıp fakültesinin anatomi dersinde geçiyor. Okulun en iyi hocası, anatomi dersine ilk kez giren öğrencilerine; "Tıpta iki önemli şey vardır" demiş, "İlki, hiç bi şeyden iğrenmeyeceksiniz!"Bunu söyledikten sonra işaret parmağını önündeki kadavranın makatına sokmuş, şööyle bir karıştırıp çıkarttığı parmağını hop diye ağzına sokmuş ve emmiş. Ardından öğrencilerden de aynısını yapmalarını istemiş. Genç tıp öğrencileri, kızara bozara aynı şeyi teker teker yapmışlar. Bunun üzerine Hoca öğrencilerine dönüp; "İkinci önemli şey ise çok dikkatli olmaktır" demiş ve eklemiş, "Mesela ben demin hastanın makatına işaret parmağımı soktum ama orta parmağımı emdim!"... ***** Bir kız yurdunda kalan kızlar, artık temizlik görevlisine olan kıllıklarından mıdır yoksa nerden çıktığı belli olmayan bir yurt geleneğinden midir, her sabah dudaklarına ruj sürdükten sonra aynaya öperek iz bırakıyorlarmış. Yurt müdürü ne yaptı ettiyse bu alışkanlığı ortadan kaldıramamış. Diğer yandan temizlik görevlileri de iyiden baş kaldırmaya başlamışlar. Sonunda müdürün aklına parlak bir fikir gelmiş. Hemen bir duyuru yapıp, kızları toplantıya çağırmış. Neyse toplanmış bunlar. Müdür "Buyrun tuvalete" demiş. Hep birlikte, temizlik görevlisinin beklediği umumi tuvalete girmişler. Aynalarda sabahki ruj izleri hala duruyormuş. Müdür "Arkadaşlar" demiş, "Bazılarınız dudaklarına ruj sürdükten sonra aynaları öperek çıkması güç izler bırakıyor. Temizlik görevlilerimiz bunları temizlerken zorlanıyor. Sizleri görevlimizin bu temizliği yaparken ne kadar zorlandığını bizzat görmeniz için topladım. Bakın ve görün". Sonra görevliye bir işaret çakmış. Bizimki gayet sakin bir şekilde tuvalet fırçasını almış, klozetteki suya daldırmış ve aynayı temizlemiş. O günden sonra bir daha o yurtta tuvaletlerde dudak izine rastlanmamış.
|
| 5 S O N Y A N I T L A R (En Son İleti ılk Sırada) |
| HighVoltage |
İletim - 03/01/2006 : 11:54:00 vayy be keşke bizde de öyle hocalar olsa.bizde sınavda tonlarca yanlış buluyoruz ama kendine güvenen hocalarımız yok ki :) kesin senin bahsettiğin hoca profösördür, genelde böyle havalı oluyorlar.hele bizde bazıları var ki nerdeyse öğrenciden nefret ediyorlar. Pardon!biraz konu dışına çıktım galiba :) |
| ozzzy |
İletim - 03/01/2006 : 08:39:21 Efsane olmasa da bu da benden; Üniversitede İngilizce dersine giren hocamız o kadar sert ve prensipleri olan biriydi ki, sınav sırasında kesinlikle konuşmak ve soru sormak yasaktı. Kuralları ihlal eden eden direk ''0'' alıyordu. Bir gün yine sınavdayız ısrarla elimi kaldırıyorum ve soru sormak istiyorum, çünkü sorulardan biri yanlıştı ve kesinlikle emindim. Israrlarıma dayanamayan adam bana söz verdi ama dedi ki ''gereksiz bir şey söyleyeceksen direk kağıdını alırım ve 0 veririm'' dedi. Ben de '' eğer gerekli bir şeyse söyleyeceklerim 100 verecek misiniz? '' dedim. Kendinden emin ya hemen kabul dedi. Tabi soruyu inceleyince yanlış olduğu ortaya çıktı ve ben 100'ü aldım. |
| just_ne |
İletim - 02/01/2006 : 20:38:54 Bunlar müthiş yaa.Nerden buldunuz yaw |
| NoD0ubT |
İletim - 02/01/2006 : 20:04:06 Ben de size bi öğretmenin yaptığı sınavı anlatiim :)
Okulun, içi FB sevgisi ile dolu olmasıyla tanınan fizik hocasının sınavı varmış. Tek bir soru, tek bir yanıt :) Soru: FB-GS maçından bir kesit. Ceza sahasının bi kesiminden Hakan Şükür şut çekiyor. şut çektiği yerin kaleye uzaklığı, açısı, Rüştü'nün durduğu yer, kaç kuvvet ile topa vurduğu fln bir sürü bilgi veriliyor. Gol olma olasılığı % kaçtır? herkes harıl harıl yapıyor ve sınavlar açıklandığında kimsenin doğru cvbı veremediği görülüyor. Cevap: Rüştü ordan gol yemez. =D |
| |KRONDOR| |
İletim - 02/01/2006 : 18:51:55 Yine felsefe ile ilgili bir hikaye: Hoca, masanın üzerine bir sandalye koyar ve sınav sorusu olarak "Bana bu sandalyenin olmadığını kanıtlayın" der. Herkes harıl harıl uğraşırken biri tek cümleyle 100'ü almayı başarır. Yazdığı şey: "Sandalye mi, ne sandalyesi?" :) |
|
|
|