AION - Tıkla oyna


Kullanıcı Adı:
şifre:
şifreyi Anımsa
şifrenizi mi unuttunuz?     ÜYE OL

 Tüm Forumlar
 Genel Konular
 Serbest Bölüm
 En güzel fıkralar!
 Yeni Konu  Konuyu Yanıtla
 Yazıcı Dostu
Önceki Sayfa
Yazar Önceki Konu Konu Sonraki Konu
Sayfa: / 4

batuhanus
Seçkin Üye



Turkey
İleti 1055

İletim - 31/07/2006 :  16:05:25  Bilgileri Göster  batuhanus'in MSN Messenger adresini görmek için tıklayın  Alıntı yaparak Yanıtla
ZUHAHHAHA bende yazardım bi iki tane ama sizinkiler yanında hafızamda daha ii bi fıkra yoq
Sayfanın En Üstüne Git

fikraci_umut
Yeni Üye



Turkey
İleti 0

İletim - 08/08/2006 :  23:56:20  Bilgileri Göster  Alıntı yaparak Yanıtla
çııÖÖçşBush`un Pulu
Başkan Bush'un yeni talimatı:
- Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak.
Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.
Başkan Bush küplere binmiş ve yetkilileri çağırıp sormuş;
- Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi?
- Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş;
- Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun arka yüzüne değil de ön yüzüne tükürmesi efendim..."

...................................................................
ALBAY TUTUKLANACAK
Albay, binbaşıya: -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün. Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır. Yüzbaşı, teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. Teğmen, başçavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir. Basçavuş, askere: -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun. Askerler kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış
..................................................................
CENNET VE CEHENNEMİN FUTBOL MAÇI
Bir devrin tüm as ve klas futbolcuları cennette buluşmuş. Cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. Şeytanı çağırtmış: -"Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne dersin?" -"Boşuna oynamayalım, biz kazanırız", demiş şeytan. -"Olur mu en iyi futbolcular bizde, ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde..." Şeytan şeytanca gülümsemiş: -"Ama bütün hakemler de bizde..."
.................................................................
ALYANSLI OLAN
Öğretmen öğrencilere soru soruyor: - "Ağaçta 7 kuş var. Avcı ateş ediyor, 3 tanesini vuruyor. Ağaçta kaç kuş kaldı?" Biri cevap veriyor: - "4 kuş kalır." Başka bir çocuk da hemen atılır: - "Hayır öğretmenim ateş edince bütün kuşlar uçar, ağaçta hiç kuş kalmaz..." Öğretmen bunun üzerine: - "Cevap yanlış ama stilini sevdim", der. Çocuk buna karşılık verir: - "Öğretmenim, ben de bir soru sormak istiyorum... Karşıdan 3 bayan geliyor, ellerinde dondurma var. Biri yalayarak yiyor, biri emerek, biri de ısırarak... Bu bayanlardan hangisi evlidir?" Öğretmen düşünüyor, düşünüyor... - "Emerek yiyen evlidir", diyor... Çocuk cevap veriyor: - "Hayır öğretmenim, parmağında alyansı olan... Ama ben de sizin stilinizi sevdim.."
..............................................................
Medeniyet
Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış. Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış. "Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da "Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş. "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki." Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. açmışlar bakmışlar 8 tane don. "7'yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş. "Vay be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!" demiş görevliler. Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don. "Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş "Ocak, Şubat, Mart,......"
....................................................................
Şenol Güneş
Bir gün Şenol Güneş Brezilya milli takımı antrenörü Scolari ile karşılaşmış.
- Hocam sen bu takımı nasıl seçtin de şampiyon oldunuz? demiş.
- Çok kolay zekalarına göre seçiyorum. Bak mesela sana bir örnek vereyim demiş ve Ronaldo'yu çağırmış.
- Ronaldo'ya oğlum söyle bakayım senin annenin ve babanın çocuğu olan ama senin kardeşin olmayan kimdir?
Ronaldo biraz düşünmüş, "tabiiki ben oluyorum" demiş. Şenol Güneş bundan çok etkilenmiş. Türkiye'ye döner dönmez İlhan Mansız'ı çağırmış.
- İlhan sana bir soru soracağım eğer bilirsen bu hafta seni takıma alırım, bil bakalım annenin ve babanın çocuğu olan ama kardeşin olmayan kimdir?
İlhan biraz düşünmüş işin içinden çıkamamış, biraz zaman istemiş ve hemen koşmuş Hakan'ı bulmuş.
- Hakan, annenin ve babanın çocuğu olan ama kardeşin olmayan kimdir?
Hakan cevap vermiş: Benim tabii ki, İlhan sevinçle Şenol Güneş'in yanına dönmüş:
- Sorunun cevabını buldum hocam: Hakan'mış.
Şenol Güneş köpürmüş:
- Vay salak herif, Hakan olur mu hiç, doğru cevap Ronaldo idi!..
.................................................................
Sayılar Yalan Söylemez Mi?
Öğretmen matematik dersinde öğrencilerine sordu:
- Çocuklar sayılar asla yalan söylemez. Örneğin bir adam bir tarlayı on günde sürerse, on adam bir günde sürebilir.
Buna benzer bir örnekte siz verin bakalım!
Öğrencilerden birisi gülerek cevap verdi.
- Örneğin bir vapur Atlantik Okyanusunu altı günde geçerse, yüz kırk dört vapur bir saatte geçer...
..................................................................


o gamede 500 puan üstü adam arıyan var mı.varsa karaprens_umut@hotmail.com'a başvursun
Sayfanın En Üstüne Git

baby_face
Üye



Turkey
İleti 19

İletim - 09/08/2006 :  20:03:21  Bilgileri Göster  baby_face için bir ICQ İletisi Gönder  baby_face'in MSN Messenger adresini görmek için tıklayın  Alıntı yaparak Yanıtla
54
Temel'e sormuşlar: “Temel, birinin kafasını karıştırmak için ne dersin?”

Temel "54" demiş. Soran kişi merak etmiş: “Ya niye 54 dedin durduk yere?”

Temel açıklamış: “Bak gördün mü kafan nasıl karıştı.”
.................................
-kadın zekası
Günün birinde üç adam yürürken karşılarına büyük ve vahşi bir nehir çıktı.. Nehrin karşı kıyısına mutlaka geçmeleri gerekiyordu.
Birinci adam, dizlerinin üzerine çöktü ve tanrıya dua etti:
"Tanrım, lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem için bana güç ver!"
Tanrı ona uzun kollar ve güçlü bacaklar verdi. Böylece nehrin karşı kıyısına geçebildi.
Ancak bunun için 2 saat boyunca dalgalarla boguştu ve neredeyse 3-4 kez bogulma tehlikesi geçirdi. Ama başarmıştı.
Bunu gören ikinci adam da Tanrı'ya dua etti:
"Tanrım lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem için bana güç ve gerekli aracı ver!"
Tanrı ona bir tekne verdi ve o da nehrin karşı kıyısına geçmeyi başardı, ancak birkaç kez alabora olma tehlikesiyle karşılaştı..
Tüm bu olanları izleyen üçüncü adam, dizlerinin üzerine çöktü ve Tanrı'ya yalvardı :
"Tanrım, lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem için bana güç , araç ve zeka ver!"
Bunun üzerine Tanrı adamı bir kadına dönüştürdü.. Kadın haritaya baktı.. Nehrin biraz yukarısa dogru yürüdü ve köprüden karşıya geçti..
.........................
-ümmeti muhammed
Üniversitede okuyan bir ögrenci yil sonu sinavlarina girmis ve arkadasina:
Ben memleketime gidiyorum, sinavlar belli olduktan sonra bana sonuçlari
bildir, ancak telefona ben çikarsam bana söylersin.
Telefona annem çikarsa zayifim olmaz da eger bir tane olursa Ebubekir'in selâmi var, dersin.
Iki zayif imkansiz da eger olursa Ebubekir'in Ömer'in selâmi var, dersin.
Üç zayif hiç olmaz da eger olursa Ebubekir'in, Ömer'in, Osman'in selâmi var dersin.
Dört zayif imkansiz da eger olursa, Ebubekir'in, Ömer'in, Osman'in, Ali'nin selâmi var dersin, seklinde konusup memleketine gelir.
Bir zaman sonra sinavlar belli olur, arkadasi sinav sonuçlarini bildirmek için telefona sarilir, telefona ögrencinin annesi çikar.

-"Teyze, oglunuza söyle Ümmet-i Muhammed'in selâmi var"
..............................
-2.vites
Son model bir Ferrari otobanda süratli bir şekilde ilerlerken birden yanında daha hızlı bir şekilde bir Anadol geçer. Sürücü şaşkın bir şekilde onu izler ve çok kısa bir süre içinde Anadol gözden kaybolur. Bir süre gittikten sonra yol kenarında Anandol şöförünün aracın altında bir şeylerle uğraştığını görür. İçinden "O araçla o kadar hızlı gidersen böyle yolda kalırsın" diye düşünürken yola devam eder. Bir kaç dakika sonra aynı anadol tekrar çok hızlı bir şekilde tekrar ferrariyi sollar ve geçer. Ferrari söförü yine şaşkın bir vaziyette bakakalır. Fakat bir süre sonra tekrar Anadol yol kenarındadır ve sürücüsü aracın altında uğraşmaktadır. Ferrari sürücüsü aynı düşünceler içinde hiç durmadan yoluna devam eder. Aynı olay 4 - 5 defa tekrarlanır. En sonunda Ferrari sürücüsü dayanamaz ve Anadol'un altında duran adamın yanına gelir ve:
- Kolay gelsin. der.
Anadol sürücüsü teşekkür ettikten sonra Ferrari sürücüsü dayanamaz ve sorar:
-Madem sürekli arıza yapıyor neden hızlı gitmeye çalışıyorsun. Bu arabanın bir limiti var. Sen de o limite uyarsan hiç bir sorun çıkmaz.
Anadolun sürücüsü başını arabanın altında çıkarır ve diğerine bakar ve aynen söyle söyler:
- Yok be kardeş. Arabanın problemi hızlı gitmem falan değil başka. Sabahtan beri uğraşıyorum. Bir yerde problem var onu araştırıyorum. Nedense bu mereti bir türlü 2. Vitese geçiremedim...
.............................
-şoför ile rahip
Dolmuş şöförüyle rahip cennete gitmişler.Cennetin kapısında melek rahib'e "Dünyadaki hayatın boyunca neler yaptın." demiş.Rahip"Ben hayatımı insanlara adadım,onları sevdim ve yardım ettim.Hiçbir zararım dokunmadı"diye cevaplamış.Melek rahibe cennetin gümüş anahtarını vermiş.Melek aynı soruyu dolmuş şöförüne sormuş.Şöför"Ben hayatım boyunca küfür de ettim,her türlü pis işe de bulaştım.Bir de ben çok sert araba kullanırım,kuralları fazla kafaya takmam""demiş.Melek şöföre cennetin altın anahtarını vermiş.Buna çok bozulan rahip"Ben hayatımı insanlara adadığım halde niye ona altın bana gümüş anahtar veriyorsun."demiş.Bunun üzerine melek"Çünkü sen ayin yapıyorken millet uyuyordu,ancak o dolmuş kullanırken herkes dua ediyordu."demiş.
......................
-cesaret
Öğretmen öğrencilerine “Cesaret nedir?” diye sorar ve ekler:
“Bu konuda herkes fikrini söylesin.”
Öğrencilerden biri parmak kaldırır. Öğretmen öğrencisinden soruyu yanıtlamasını ister. Çocuk kendinden emin biçimde şu yanıtı verir:
“Bir şeyi bilmediği halde, biliyormuş gibi yapıp, parmak kaldırmaya denir öğretmenim.”
:D:D:D:D
Sayfanın En Üstüne Git
Sayfa: / 4 Önceki Konu Konu Sonraki Konu  
Önceki Sayfa
 Yeni Konu  Konuyu Yanıtla
 Yazıcı Dostu
Hızlı Geçiş:

0.06 Snitz Forums 2000